BAHAR ÇAĞLAR

KADINCA SAĞLIK
kadın ve sağlığa dair herşey
gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2013 Salı

GEBELİK VE TETANOZ AŞISI

Gebelikte 4. aydan itibaren tetanoz aşısı yaptırabilirsiniz. Aşıya karsı bilinen bır alerjiniz yoksa her hamile bayan için önerilir.Daha önce tetanoz aşısı olmadıysanız veya son aşıdan beri 10 yıl geçti ise aşı olmanız gerekir.

Tetanoz aşısı gebelikte ve doğum sonrası yapılarak gebenin ve bebeğin tetanoz mikrobu ile karşılasması halinde hastalığa yakalanmasını önler.Hamilelikte toprakta düşme ,paslı kesici aletlerle yaralanma ,trafik kazaları gibi durumlarda tetanoz mikrobu bulaşabilir. Doğum sırasında da hijyenik olmayan aletlerle steril olmayan ameliyathanelerde bulunulması yine tetanoz mikrobuna yakalanma riskini arttırır.Yenidoğan bebeğin tetanoz hastalığı çok ciddi bir hastalıktır.


AŞI TABLOSU ;


Gebeliğin 4. ayında - İlk karşılaşmada                   AŞI 1. doz             koruması düşük

 İlk dozdan 1 ay sonra                                          AŞI 2. doz             koruması 1-3 yıl

2. dozdan’den en az 6 ay sonra                             AŞI 3. doz            koruması 5 yıl


3. dozdan en az 1 yıl sonra ya da bir sonraki gebelikte   AŞI 4.doz       koruması  10 yıl


4. dozdan  en az 1 yıl sonra ya da bir sonraki gebelikte   AŞI 5. doz     koruması hayat boyu

Sağlık ocakları ve aile hekimleri tarafından düzenlenen aşılar ücretsiz olarak butun gebelere yapılmaktadır. 




29 Nisan 2013 Pazartesi

GEBELİKTE NST

NST ;  gebeliğin son haftalarında her gebenin bildiği bir testtir. Açılımı non stress test olarak söylenebilir.Genelde gebelikte son üç ay içerisinde yapılır. Şekilde görüldüğü gibi makinenin 2 ayrı probu mevcuttur. Bir tanesi bebeğin kalp atışları için bebeğin pozisyonuna uygun bir yere bağlanır , bir tanesi de rahim kasılmalarını saptamak için karında daha yukarı bir bölgeye bağlanır. Makina 15-20 dk lık bir sürede hem bebeğin kalp ritmini hem de rahim kasılmalarını kağıda döker ve doktorunuz da bunu yorumlar.

Stabil giden ,problemi olmayan bir gebelikte NST  illa yapılmak zorunda değildir.Bebeğin hareketleri ve büyümesi normalse doğuma kadar NST yapılmayabilir. Ama erken doğum tehditinde , bebeğin suyu azaldığında veya gelişim geriliği oldugunda NST daha da önem kazanır.

Yandaki NST normal bir gebenin sonucudur. NST yi doktorunuz değerlendirmeli ve sizi yönlendirmelidir.Bazen aç iseniz bebek hareketleri ve kalp atışları çok güzel olmayabilir.Onun için NST öncesi birşeyler yemek idealdir.

22 Haziran 2012 Cuma

YAZ AYLARI ve GEBELİK



 Yaz aylarında sıcaklıklar arttıkça özellikle hamileler ısıdan daha çok etkileniyor. Gebelik haftaları ilerledikçe kilo, vücut ısısı ve ödem artıyor. Akciğer kapasitesi azalıyor ve gebeler için sıcaktan korunmak daha önemli bir hal alıyor. Anne adayları yazın dışarı çıkarken ince, açık renk giysileri tercih etmelidir.

Mümkünse öğlen vakitleri sabah (11:00’dan sonra ve akşam üstü 16:00’dan önce) güneşten korunmalıdırlar. Yüksek faktörlü, kendi cilt tiplerine uygun koruyucu kremler şapkalardan destek alabilirler. Vücudun sıvı ihtiyacı artacağından günde en az 10 bardak (2-2.5 lt) su tüketmeleri önerilir. Çok sıcak günlerde veya egzersiz yaparken bu ihtiyaç 15 bardağa (3 lt) kadar çıkmaktadır. Böylece gebeliğin ilk aylarında sık karşılaşılan hipotansiyon önlenmiş olur.

Az yağlı ve tuzlu yiyecekler
Beslenmede bol sıvının yanında az yağlı ve az tuzlu yiyecekler de öneriliyor. Yazın rahatlıkla bulabileceğimiz taze sebze meyve en ideal besinlerdir. Protein desteği için et, süt, yoğurt unutulmamalıdır. Sık sık ve az az yemek gebelikte mide şikayetlerini azaltır.

En ideali yüzme

Anne adayları için en ideal spor yüzmedir. İmkanı olmayanlar için günün erken saatlerinde yapılacak hafif tempolu yürüyüş de yeterli olur. Sık olarak ılık duş almak, iyi kurulanmak gerekmektedir. Şikayet (idrar yanması, vajinal akıntı) oluştuğunda erken doktora başvurmak önemlidir.

Doğuma yakın haftalarda uzun yolculuklar tavsiye edilmiyor. Yapılan araba seyahatlerinde mümkünse arka koltukta uzun oturuş pozisyonunda, bacakları yerden kaldırarak yolculuk edilmesi uygundur, mümkün olmuyorsa seyahat esnasında 2 saatte bir mola vererek ve kısa yürüyüş yaparak bacaklarda oluşabilecek ödemi azaltılabilir. Yolculuk esnasında bacak germe egzersizleri yapılabilir.

Anne adayları temizliğinden emin oldukları havuz ve denize, güneşin dik gelmediği saatlerde rahatlıkla girebilir. Yüzmek ve duş almak gebeliğin son aylarında oluşan gece uykusuzluğuna da iyi gelecektir. Ayrıca hamileler cilt lekelenmelerine yatkındırlar, hamilelikle oluşan ‘kloazma’ adı verilen gebelik maskesi kozmetik bir sorun yaratabilir. Güneş de bu lekeleri arttırır, uzun süren korunmasız güneş banyoları ve solaryum önerilmez.

16 Mart 2012 Cuma

OMEGA 3 HERKES İÇİN!!!!

Omega 3 bir yağ asididir.Vücutta üretilmez ,dışarıdan alınması gerekir. Kalp ve damar sağlığına olumlu etkileriyle bilinen omega 3 'ün başka birçok faydaları da mevcuttur:

-Kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskimizi azaltır.
-Bağışıklık sistemini güçlendirir.
-Kanın akışkanlığına yardımcı olur.
-Hamilelerde erken doğum tehdidini önleyici ve doğumda bebek ağırlığını arttırıcı etkileri olduğunu gösteren bilimsel çalışmalar mevcuttur.
-Çocukların öğrenme kapasitesini olumlu yönde etkiler.
-Hamilelerde kullanımı bebeğin beyin,sinir ve görme yeteneklerini sağlıklı yönde geliştirir.
-Göz hastalıklarında makula dejenerasyonunun gelişmesini önler.
-Depresyon ,hipertansiyon ve alzheimer hastalığına yakalanma riskini düşürür.

Omega 3 herkesin bildiği balık yağında en çok bulunur. Ama özellikle deniz balıklarından sardunya,uskumru,somon,ringa balığı yüksek oranda omega 3 içerir.Keten tohumu,semizotu,ceviz,fındık,badem,yeşil yapraklı sebzeler de omega 3 barındırır.Bu besinlerden yeterli oranda tüketmiyorsanız doktorunuza danışarak omega 3 tabletlerden yararlanabilirsiniz.

13 Mart 2012 Salı

VARİSLER VE GEBELİK

Varisler bütün bayanların problemi.Özellikle gebelik döneminde artıyor.

Varis venlerin(toplardamarların) genişleyerek ve kıvrılarak cilt yüzeyinde belirgin hale gelmesidir.Sıklıkla bacaklarda ,nadiren de genital bölgede görülebilirler. Gebelikte kan hacmi artar ve hormonların da etkisiyle damarlarda göllenme olur; bu da varis oluşumunu tetikler.

Varisler dışarıdan mavi,kıvrıntılı  gözükürler. Bazen ağrı ve dolgunluk hissi  de bu duruma eşlik eder.En çok diz arkası ve baldırlarda görülürler.Büyüdükçe şikayetler artar.

Uzun süre hareketsiz  oturmak veya ayakta dikilmek,bacak bacak üstüne atmak  varis oluşumuna katkıda bulunur.

Gebeler için en iyi çözüm yürüyüş yapmak,fırsat buldukça bacaklarını bir yastık yardımıyla uzatmak ve kaldırmak,dolgu topuk ayakkabılar seçmek olabilir.Ağrı artarsa varis çorabı çok rahatlatır.Diz altı veya kasığa kadar,gebelere özel  olan çorablar mevcuttur.

Genital bölgede olan varisler  bazen normal doğum olayını zorlaştırabilirler.Tecrübeli bir doktor sorunun üstesinden gelecektir.Doğum sonrası varislerin büyük çoğunluğu kaybolur.

Yanda görülen bazı hareketler bacak ve ayaklardaki kan dolaşımını hızlandırarak varis oluşumunu engelleyebilir.Herkes denesin!!

17 Şubat 2012 Cuma

DOĞUM SONRASI GEBELİKTEN KORUNMA

Doğum sonrası ister normal doğum ,ister sezeryan olsun bütün bayanlar bir süre için yeni bir gebelik planlamazlar. İki gebelik arasında en az 2 sene olması idealdir. Bu sürede hem anne hem vücut kendini toparlar.

 Doğumdan sonra emzirme döneminde ,eğer bebek hiç su bile almadan sadece anne sütü ile besleniyorsa, annnenin gebe kalma şansı cok azdır. Ama yine de eskilerin dediği 'süt korur' lafına çok inanmadan herkes kendi yöntemini belirlemelidir.

 Emziren anneler için en iyi yöntem üç aylık iğnelerdir.Eczaneden veya sağlık ocaklarından bu iğnelere ulaşılabilir.Bazen piyasada zor bulunabiliyor.Bu iğnelerin en sık ratlanan yan etkisi ara kanama yapması ve vücutta biraz ödem oluşturmasıdır.Onun dışında eşler prezervatif ile korunabilir.Bu da her ilişkide dikkatli davranılırsa iyi bir yöntemdir.Normal doğum yapan bayanlar loğusalık dönemi bitince (40 gün ) spiral taktırabilirler.Spiral hakkında detaylı bilgi için daha önceki yazılarıma bakabilirsiniz.Sezeryan ile doğum yapan anneler ise spiral için mutlaka kendi doktorlarından bilgi almalıdırlar.

 Maalesef takvim yöntemi,geri çekilme gibi yöntemlerin gebelikten koruma oranları düşük olduğu için önerilmemektedir.Doğum kontrol hap ve aylık iğneler ise emzirme olayı bittikten sonra düşünülebilir.Doğum sırasında tüplerini bağlatan anneler ise şanslıdır. İlave bir yönteme ihtiyaçları yoktur.

 Doğum sonrası istenmeyen bir gebelik sizi çok etkileyebilir;onun için düzenli adet görmeden bile gebe kalabileceğinizi düşünüp ,iyi korunun!!

11 Şubat 2012 Cumartesi

EPİDURAL (AĞRISIZ ) DOĞUM

Gebelik haftaları ilerledikçe anne adayları doğum konusunda bazı endişeler yaşarlar.Vajinal doğum ağrıları, birçok bayanı korkutur . Epidural anestezi verilerek doğuma yardımcı olunması; çok rahatlatıcı bir metotdur.

Epidural anestezi belden bir iğne yapılarak uygulanan anestezi şeklidir.3 tipi vardır.;

1.saf epidural anestesi - hem normal doğumda hem sezaryende olabilir. Uygulandıktan sonra etkisi için 15-20 dk beklemek gerekir.

2.spinal anestezi - sadece sezaryende kullanılabilir.Etki hemen başlar .

3.epidural-spinal anestezi - Kombine denilen tiptir. Sadece sezaryende kullanılabilir.

Epidural anestezi çok ince bir katater yardımıyla anestezi uzmanı tarafından uygulanır.Bu kataterin bir ucu dışarıda kalır ve oradan belli aralıklarla ilaç verilir. Doğumunuz aktif olarak başladığında, yaklaşık 3-4 cm rahim ağzı açıklığınız olduğunda, anestezi uzmanını çağırarak bu işlemi yaptırabilirsiniz. Sadece epidural anestezi ile bacaklarınızı hareket ettirebilirsiniz ; kasılmaları hissedersiniz ama ağrı olarak algılamazsınız ve bu da doğumu çok rahat bir hale getirir.Doğum ilerlerken sezaryene geçiş yapmanız gerekirse yine bu anesteziyi kullanabilirsiniz.

Epidural anestezi belinde bazı mekanik engeller bulunanlara (bel fıtık gibi),aktif kanaması olan veya trombosit sayı düşüklüğü olan hastalara,yapılacak ilaçlara alerjisi  olanlara uygulanmaz.Detaylı bilgi için anestezi uzmanı ile görüşebilirsiniz.

24 Ocak 2012 Salı

HİPNOZLA DOĞUM

Gebeliğin son haftalarında doğum stresi her bayanı etkiliyor.Aşağıda okuyacağınız  hipnoz yöntemi uzun zamandır değişik ülkelerde uygulanan bir yöntem.Başarısı grupların kültür, eğitim ve inanç  seviyelerine  göre değişebiliyor. Aşağıdaki kamp duyurusu  bana mail yoluyla geldi. Türkiye'de bu şekilde uygulanması daha yeni bir olay ; okuyun ve haberiniz olsunnn  !!!


Hipnoz; öze dönüş, içsel bir yolculuk, farkındalığımızı arttırıp
özgürleşmek olarak da tanımlandığında doğumdaki faydaları çok daha iyi
anlaşılabilir.
Zira doğumu ağrılı hale getiren, zorlaştıran hatta bazen
imkânsızlaştıran nedenlerin en başında, doğumun doğallığından
uzaklaşıp tıbbi bir müdahale gerektiren süreç olarak değerlendirmek,
anne adayının ağrı beklentisiyle korkup gerilmesi ve tüm bedeniyle
birlikte doğum kanalı kaslarını kasması gelmektedir.
Doğumda hipnoz uygulamaları Amerikan Tıp Birliği tarafından kabul
edilmiş bir yöntemdir. Kendi kendine hipnoz ( oto hipnoz ) sayesinde
normal doğum, doğal, ağrısız keyifli bir olay olarak yaşanır.
Bu amaçla hamile annelere destek olmak; doğuma hazırlık, doğum
esnasında bilinmesi gerekenleri paylaşabilmek amacıyla "HAMİLELİK
KAMPI" adıyla bir aktivite planlamış bulunuyoruz.
Bu özel döneminizi ağrısız ve keyifle geçirebilmeniz için otohipnoz
teknikleri, rahat bir loğusalık dönemi, eni yaşantınıza hızlı bir uyum
gösterebilme, sağlıklı ve kolay bir hamilelik -doğum süresince
bilmeniz ve yapmamız gereken her konuyu bu hamile kampında siz anneler
ile paylaşmayı hedefliyoruz.
Kamp doğumla ilgili kararlara sağlıklı ve bilinçli bir şekilde sizi
hazırlayarak, doğum sürecinizi şölene çevirmenizi sağlayacak. Bu
şöleni ailecek paylaşmak adına babaları da bekliyoruz.

1.GÜN 11Şubat 2012 Cumartesi Saat: 11.00-18.00
1) Hamilelik Farkındalığının Oluşturulması (Video Görüntüleri İle)
2) Hamilelikte Ortaya Çıkan Kaygı Bozukluklarının E.F.T İle Giderilmesi
3) İmajinasyonla Hamilelik Mucizesini Keşfetme
4) Doğumda Neden Ağrı Olur? Negatif Hipnozlarımızdan kurtulma
5) Bedenimizin Doğuma Hazırlanması (Nefes Egzersizleri) Önemi Ve Öğretilmesi

2.GÜN 12 Şubat 2012 Pazar Saat:10.00-17.00
1) Enerji Egzersizleri İle Güne Başlama
2) Otohipnozla Doğuma Hazırlanma
3) Doğum Bedende Nasıl İşler
4) a)Ağrısız Doğuma Hazırlık (Hipnotik Teknikler)
  b)İmajinasyon İle Doğumu Şölene Çevirme Çalışması
5) Mutlu Lohusalık İçin Hipnoz
NOT: Hamilelik Kampımız 10 çift ile sınırlı olduğundan ön kayıt
yaptırmanız gerekmektedir.
DETAYLI BİLGİ VE KAYIT İÇİN: 0 533 613 32 30
YER: Beyaz Bahçe Butik Otel - Polonezköy
ADRES: Cumhuriyet Köy Merkez
E-MAİL: www.anadoluhamileakademi@gmail.com
www.ana-dolu.com www.dogaldogumklinigi.com

19 Ocak 2012 Perşembe

RESİMLER


Bugün sizleri fetusların  üç boyutlu ultrason resimleri ile başbaşa bırakıyorum,harikalar!



gülücük
esneyen
uykucu
düşünceli

17 Ocak 2012 Salı

YÜZ FELCİ

Havalar soğuyor ,herkesin ama özellikle gebelerin kendilerine dikkat etmesi gerekir.Soğuk havaya direkt maruz kalmak ,ıslak saç ve yüz ile sokağa çıkmak yüz felci riskini arttırıyor.

Yüz felci , yüz sinirinin (fasial sinir) hasarından kaynaklanan geçici bir durumdur.Enfeksiyon (özellikle kulak enfeksiyonu),virüsler ,travma,soğuğa bağlı vücut direncinin düşmesi en önemli nedenlerdendir.Gebelerde son 3 ay riskli dönemdir.Yüz kasları çalışmadığı için yüzün yarısında kayma ,konuşma zorluğu, göz kuruluğu, göz kırpmada zorluk  oluşur.

Yüz felci ani gelişir.Hastalar aynaya baktıklarında anlarlar.  Su içerken ağızlarını tam kapatamadıkları için suyu döktüklerinde veya yüzde dudaklarda karıncalanma hissettiklerinde hemen doktora başvurmalıdırlar.Kulak burun boğaz uzmanı doğru kişidir.

Tedavisi; öncelikle enfeksiyon varsa ona yönelik yapılır. Gebeler de verilen birçok ilacı (kortizon dahil ) kullanabilirler. Bebeğe yüz felcinin  geçme riski yoktur.

Yüz felci ;erken tanıda, tedavisi yapıldığında geri dönüşümlü bir durumdur.




12 Ocak 2012 Perşembe

DOĞUM SONRASI DEPRESYON

Doğum sonrası aileye yeni bir bebek katılmakta ve anneyi zorlu bir süreç beklemektedir.İlk 1 yıl psikolojik rahatsızlıklar için riskli bir süredir.

Loğusalık hüznü 'postpartum blues' denilen durum ;doğum sonrası ilk günlerde başlayan ,annelerin %50-70' sinde görülen normal sınırlarda olan üzüntü ve endişe halidir.Kolay , sık ağlama ve devamlı mutsuzluk hali bu durumu anlatır. Doğum sonrası hormonal değişiklikler,bebeğin sorumlulukları ,endişeler  bu hüzün durumunu yaratabilir.Genellikle 10 gün sürer ve kendiliğinden kaybolur. Genç yaşta anne olanlarda hüzün görülme olasılığı artmaktadır.Bu durumu atlatmak için aile fertlerinden veya arkadaşlardan destek almak,bol istirahat etmek,bebek uyuduğunda dinlenmek ,hergün duş alıp dışarı çıkmak,yürüyüş yapmak ideal olur.

Doğum sonrası daha nadir olarak ,şiddetli depresyon tablosu gelişebilir.Loğusalığın 2.-8. haftalarında başlayıp,bazen ciddi depresif belirtilere kadar gidebilir.(intihar girişimi gibi).Bu depresyonu tetikleyen bazı sebepler vardır ;riskli gebelik geçirenler,evliliğinde sorunları olanlar,geçmişinde psikiyatrik bozukluk öyküsü olanlar,istenmeyen gebeliklerde ,çok çocuklu bayanlarda bu durumun görülme oranı artar.Anne hayattan zevk alamaz,şiddetli bir boşluk ve üzüntü hisseder.Bellek zayıflığı,bebekle ilgilenmek istememe de bu duruma eklenir.Böyle bir durumda uzman doktordan destek almak gerekir.

Doğum sonrası sizi zor ama zevkli bir hayat bekliyor.Sıkıldığınızda  mutlaka  destek isteyin!!!



3 Ocak 2012 Salı

GEBELİK ŞEKERİ OLANLAR İÇİN ÖRNEK DİYET

Gebelikte şeker hastalığı tanısı alan hamilelerin beslenme şekline dikkat etmeleri gerekir.Açlık ve tokluk kan şekeri takibi yapmaları önemlidir. Aşağıda 'gebelik şekeri' olan hastaların uygulayabileceği örnek bir diyet programı yazıyorum :

KAHVALTI;
ST 08.00
1 bardak süt
2 dilim beyaz peynir veya lor peyniri
bol yeşillik,salatalık
2 dilim tam tahıllı ekmek
haftada 3-4 kez 1 yumurta

ARA ÖĞÜN
ST 10.30    1 tane meyve (1 küçük elma.1 portakal,1o tane çilek olabilir ) ,15 fındık veya 15 tane badem

ÖĞLE;
st 12-12.30
1 kase çorba
1 porsiyon ızgara köfte, veya tavuk şiş veya 1 orta boy balık veya 1 tabak sebzeli etli yemek veya 4-5 dilim beyaz peynir
bol salata
2 dilim kepek veya çavdar ekmek

ARA ÖĞÜN
ST 15.30 -16.00 1  bardak süt veya yoğurt veya ayran ,yanında 4 grissini veya 2 dilim kepek arası kaşarlı tost

AKŞAM;

ST 19.00
1 kase çorba
8-10 kaşık kıymalı veya etli sebze yemeği,2-3  köfte veya tavuk veya 2 dilim peynir
1 kase yoğurt
2 dilim ekmek

ARA ÖĞÜN
ST 21.00  2 porsiyon meyve (1 küçük muz ve 1 mandalina olabilir) yanında 1 avuç fındık veya ceviz.

Kan şeker takipleriniz ve bebeğinizin büyümesi normal gidiyorsa, bu diyete haftada 1 gün sütlü tatlı 2 günde bir, ara öğünde kek ve süt eklenebilir. Yine haftada bir börek , makarna, pilav , etli sebze yerine baklagil yemeği önerilebilir. Gebelik şekeri takibi mutlaka doktor kontrolünde yapılması gereken önemli bir durumdur.

30 Aralık 2011 Cuma

HAMİLELER VE SİGARA

Sigaranın zararlarını günümüzde artık bilmeyen ,duymayan kalmadı.Ne yazık ki sigara içen bayanların sayısı gitgide artıyor ve çoğu da bu alışkanlıklarından hamileliklerinde de kurtulamıyorlar.Her sigara dumanı 2500 değişik kimyasal madde içerir; hangilerinin bebeğiniz için zararlı olduğu tam olarak bilinememekle beraber nikotin ve karbon monoksitin ana risk faktörü olduğu kabul edilmektedir.Sigaranın gebelerde yarattığı riskleri aşağıda sıralıyorum.Sigara içen annenin;

*düşük riski artar
*erken doğum riski artar
*düşük doğum ağırlıklı bebek (küçük bebek) görülme oranı artar
*anne karnında bebeğin ölüm riski artar.
* bebekte yarık damak gibi doğumsal problemlerin görülme oranı artar.
* plasenta previa (bebeğin eşinin önde olması ) riski artar
 * çocukta doğum sonrası ileriki dönemde astım benzeri kronik hastalık görülme riski artar.
*çocuğun öğrenme yeteneği azalır,hiperaktif olma riski artar.
* çocuğun davranış bozukluğu riski artar.


Yapılan çalışmalar;günde içilen sigara miktarı  arttıkça risklerin de arttığını göstermiştir. Onun için amaç sigarayı bırakıp riskleri sıfırlamak olmalıdır.

Hepinize  sigarasız  yıllar dilerim .

28 Aralık 2011 Çarşamba

DOĞUMA GELİRKEN ÇANTADA OLMASI GEREKENLER

Her hamile bayan gebelik  haftaları ilerledikçe , doğum için bir hastane seçmiş oluyor.Doğuma gelirken önceden hazırlanmış doğum çantası çok büyük kolaylık sağlıyor.Değişik hastanelerde farklı ihtiyaçlar da olsa temelde bir çantada olması gerekenleri aşağıda sıraladım;

* annenin nüfus cüzdanı, sağlık sigortası  belgeleri
* bebeğin en son çekilen USG ve NST si (SGK işlemleri için gerekli)
* anestezi doktoruna muayene olduysanız size verilen anestezi formu ve yaptırdığınız tahlil sonuçları
* kronik bir hastalığınız var ise hastalığınıza ait laboratuar tahlil,EKG,USG gibi raporlar
* anne için 2 takım gecelik-sabahlık
* terlik
* hijyenik ped
* diş fırçası, diş macunu,tarak
* 2 çift çorap
* şampuan-havlu
* deodorant,makyaj malzemesi,ıslak mendil,kağıt peçete
* bitki çayı (ıhlamur,papatya çayları sizi rahatlatır,doğum sonrası gaza iyi gelir )
* hastaneden ayrılırken giyebileceğiniz rahat bir eşortman takımı
* bebek için 2-3 takım hastane çıkışı (mutlaka içinde eldiven,şapka,çorap olmalı )
* 2-3 body (içlik)
* ıslak mendil ,çocuk bezi,nemlendirici krem

Sağlıklı iyi doğumlar !

23 Aralık 2011 Cuma

DOWN SENDROMU TANISINDA YENİ TEST

Down Sendromu (trizomi 21 ), genetik bir hata sonucu bebeğin 21.kromozom çiftinde fazladan bir kromozom bulunması durumudur.Böylece ortaya çıkan yapısal, zihinsel, fiziksel rahatsızlıkların hepsi Down sendromunu (halk arasında mongol çocuklar olarak bilinir) oluşturur.Daha önceki yazılarımda anlattığım gibi gebelik boyunca ikili ,üçlü ve dörtlü testlerle bu sendrom taranarak; bir risk hesaplanır.Yüksek riskli gruba amniosentez (annenin karnından su alma işlemi) önerilir. Amniosentez ile Down sendromu tanısı %100 konabilir.

Yandaki  resimde amniosentez işleminin nasıl yapıldığını anlatan bir şekil görüyorsunuz.



Amniosentez %100 sonuç veriyor ama bu işlemin belli bir düşük riski var. Yani bebek normal bile olsa işleme bağlı kaybedilebiliyor.
 

Yeni test MATERNİTY T21  sadece annenin kanından bakarak uygulanan Down sendrom testi; Amerika'da 20 bölgede kullanılmaya başlandı.Bu test  anne kanından bebeğin nükleik asitlerine (yapı taşları ) ulaşarak Down Sendromunu tespit etmeyi hedefliyor.Bu testin doğruluk payı %98 .Düşük riski de yok .Ama test daha yeni kullanılmaya başlandı.Şu an için sadece riskli gruba öneriliyor.Pahalı bir test ; Amerika'da fiyatı 1900 dolar,sigortalı olanlar için değişiyor.FDA (food and drug administration ) testi daha onaylamadı.



Kadın doğum açısından büyük bir ilerleme;gelecekte test ile ilgili daha detaylı gelişmeler oldukça sizinle paylaşacağım.



 

                                                                                                       

13 Aralık 2011 Salı

DOĞUM SONRASI -EMZİRME DİYETİ

Doğumdan sonra bayanların çoğu kilolarıyla ilgili problemler yaşarlar.Hem süt oluşumunu azaltmayacak,emzirirken destek olacak hem de gebelik sırasında alınan kiloları vermeye yardımcı olacak bir diyet programı oluşturmak önemlidir.Mutlaka emzirirken bol sıvı tüketilmelidir. ( günde 10-12 bardak su)

Aşağıda size örnek olabilecek bir liste görüyorsunuz;

KAHVALTI:

1 SU BARDAĞI SÜT
1 YUMURTA
1 KİBRİT KUTUSU PEYNİR
1 YEMEK KAŞIĞI PEKMEZ VEYA BAL
1-2 İNCE DİLİM TAM BUĞDAY EKMEĞİ
 DOMATES ,SALATALIK ,BİBER
1 BARDAK IHLAMUR VEYA BİTKİ ÇAYI

ARA:

1 ELMA VEYA 2 KÜÇÜK MANDALİNA

ÖĞLE

 1 KASE ÇORBA
1 PORSİYON ETLİ SEBZE YEMEĞİ
1 PORSİYON PİLAV VEYE MAKARNA
1 PORSİYON YOĞURT.,KOMPOSTO

ARA:

1 BARDAK SIKMA MEYVE SUYU
PEYNİR
1 DİLİM TAM BUĞDAY EKMEĞİ

AKŞAM:

1 KASE ÇORBA VEYA 2 DİLİM EKMEK
5 KÖFTE KADAR ET,BALIK,TAVUK
1 PORSİYON ZEYTİNYAĞLI SEBZE YEMEĞİ
SALATA
BİTKİ ÇAYI

ARA:

 1 SU BARDAĞI SÜT
 1 TANE MEYVE (ELMA.ARMUT.MANDALİNA)
 



 




























2 Aralık 2011 Cuma

GEBELİKTE EGZERSİZ


Gebelik sırasında egzersiz yapmak annede fazla kilo artışını engelleyeceği gibi gebelik şekerini ve yüksek tansiyonu da dengeler.Eğer normal,problemsiz bir gebelik yaşıyorsanız hamileliğin başından itibaren egzersiz yapabilirsiniz. Egzersizler ile vücut direnciniz ve kas tonusunuz artar ; doğum yapmanız kolaylaşır,psikolojik olarak daha iyi hissedersiniz.

En rahat yapabileceğiniz hareket yürüyüştür.Düzenli olarak hergün yarım saat yürüyüş idealdir.Evde yapabileceğiniz esneme ve ısınma hareketleri de uygun olur.Doğru nefes alıp vermek ve su içmeyi unutmamak önemlidir.Egzersiz yaptığınız yer aydınlık ve iyi havalandırılmış olmalıdır. Egzersizler arası en az 1 dk dinlenin.Öncelikle sırt kaslarınızı çalıştırmak gebelikteki bel ağrıları için önemlidir. Eğer egzersiz sırasında kasık ağrısı oluşursa hareketi bırakıp dinlenmelisiniz.

Evde kendiniz bazı hareketler yapabileceğiniz gibi bir spor eğitmeni ile pilates de yapabilirsiniz.İşte de devamlı oturmadan sık aralıklarla, kısa ofis içi yürüyüşler yapabilirsiniz.Devamlı hareketsiz oturmak bacaklarda ödem (şişlik) yapacaktır ; masanızda bacağınızın altına yükseklik yapacak birşey koyabilirsiniz.(mesela çöp kutusu)

Aşağıdaki durumlardaki gebelerde egzersiz yapmak uygun olmaz;

*tekrarlayan düşüklerde
*bebeğin eşinin (plasenta) önde geldiği gebeliklerde
*gebelik sırasında kanama
*yüksek tansiyonu olan hamilelerde
*bebekte gelişme geriliği olan hamileliklerde
*erken doğum tehditi olan gebelerde

Yüzmek de güzel bir egzersizdir ama hijyenik ortamı bulmak önemlidir.
Hamileler için oluşturulmuş profesyonel egzersiz programlarına katılabilir veya sadece evde kendi başınıza bilgisayardan veya televizyondan izleyerek hareket yapabilirsiniz.Amaç fazla kilo almayı engellemek ve fit kalmak.!!

29 Kasım 2011 Salı

DIŞ GEBELİK



Dış gebelik döllenmiş yumurtanın rahim içi yerine  başka bir yerde gelişmesidir.Riskli ve normal olmayan bir durumdur.Gebeliklerin % 1 inde görülebilir. Şekilde görüldüğü gibi;  dış gebelik tüplerde,yumurtalıklarda, rahimin ağzında veya karın içinde herhangi bir yerde mesela bağırsaklarda oluşabilir Oluştuğu yerlere göre tıbbi isimleri değişir.Dış gebeliklerin en çok görülen tipi (%95) tüplerde olan gebeliktir .
Dış gebelik (ektopik gebelik de denir) aynı normal gebelik gibi bulgular verir.Adet gecikmesi,gebelik testi pozitifliği,mide bulantısı,halsizlik ve öbür şikayetler aynıdır.Doktorunuz gebelik testi sonucu ile ultrasonda dış gebelik tanısını koyacaktır.Hastada kasık ağrısı ve hafif vajinal kanama da  olabilir.Ultrasonda her zaman tüplerde net  şekilde dış gebelik görülmeyebilir.O zaman kanda gebelik testi (bhcg ) değerlerinin  artış eğilimine göre dış gebelik tanısı konabilir.Jinekoloğunuz bu konuda  sizi aydınlatacaktır.
Dış gebelik   tanısı ve tedavisi çok önemlidir.Çünkü tüplere yerleşen  gebelik  büyümeye başlar ve belilrli bir noktadan sonra tüpler gerilir ve yırtılır, iç kanama oluşur. Bu durum annenin hayatını tehlikeye atar.

Dış gebeliğin en önemli nedeni tüplerde oluşan tıkanıklık ve yapışıklıklardır. Geçirilmiş enfeksiyonlar, geçirilmiş ameliyatlar (yumurtalık kist operasyonları, appandisit ameliyatları ) ,doğumsal tüplerde oluşmuş olan yapısal bozukluklar bu sebeplerin başlıcalarıdır. Spiral ile gebe kalan bayanlarda da dış gebelik ihtimali artar


Eğer tüplerde  bir yırtılma ve ciddi bir kanama başlamışsa tek tedavisi cerrahi işlemdir. Açık veya kapalı operasyon seçeneklerini doktorunuz size anlatacaktır.Acil bir iç kanama yoksa dış gebelik  bazı ilaçlarla tedavi edilebilir. İğne olarak  tek doz veya 2 doz yapılan bir ilaçla ve yakın takip edilerek  dış gebelik tedavisi başarılabilir. Hangi hastaların bu tedaviye uygun olduğu ve tedavi detaylarını jinekoloğunuz ile tartışabilirsiniz.
Dış gebelik normal gebeliği taklit eden çok ciddi bir durumdur. Onun için adetiniz gecikip, gebelik testiniz pozitif olursa mutlaka geç kalmadan doktorunuza muayene olun
 

9 Kasım 2011 Çarşamba

GEBELİKTE SON ÜÇ AY


27. ve 40. haftalar arasında olan bu dönemde şikayetler ve sıkıntılar biraz artabilir.Halsizlik,yorgunluk,ağırlık hissi başta gelir.Rahimin hacmi büyüdükçe bu şikayetler artacaktır.Çarpıntı ve nefes darlığı da oluşabilir;genelde anemiye  (kansızlığa )bağlıdır onun için demir ilaçlarınızı düzenli alın.Hergün yediğiniz kırmızı et ve kuru üzüm miktarını arttırın.

Gebelerde görülen gerginlik ve uykusuzluk  ,yaklaşan doğum ve annelik  nedeniyle oluşan stresstendir. Gece yatmadan bitki çayı içmek,yatakta yastıklardan destek almak rahatlatır.Sırt ve bel ağrıları,mide yanmaları,bacak krampları  artabilir.(gebelikte 2. üç ay  yazısına bakınız.)

Sık idrara gitme ve az idrar kaçırma  oluşabilir.Bu bebeğin mesaneye basısına bağlıdır.İdrarda yanma yoksa bol su içip sık tuvalete gitmeye devam edebilirsiniz.El ve ayak parmaklarının ucunda uyuşmalar olabilir; bunlar gebelikte artan ödeme bağlıdır.Doğum sonrası azalarak kaybolur.

Varisler bu dönemin en sıkıntılı durumudur.Bacaklarda ve kasıkta oluşabilir.Uzun dönem ayakta kalmak  ve çok kilo almak
bu sıkıntıyı arttırır.Mümkün olduğunca bacaklarınızı yukarı kaldırın, çalışırken bacağınızın altına çöp kutusu koyabilir veya evde uzun oturuş pozisyonda dinlenebilirsiniz. Basur (hemoroid) da bir çeşit varistir.Makadda toplardamarların genişlemesi sonucunda kanın göllenmesi ile oluşur.Kabızlıktan korunmalı ,bol su içmeli, rahatlamak amaçlı sıcak suya oturma banyosu yapılmalıdır. Basurlar ciddi ağrı yaratabilir ;kendi imkanlarınız ile geçmiyorsa mutlaka doktorunuzdan yardım alın.Kremler ve fitiller kullanabilirsiniz.Doğum sonrası ve loğusalıkta da bu problem tekrarlayabilir.

Kasık ağrılarına artık alıştınız ama bu dönemde Braxton Hicks denilen yalancı doğum sancıları olabilir.Karın kasılmaları düzenli değilse,dinlenmekle geçiyorsa ve bebek hareketleri iyiyse korkmanıza gerek yok.Ama bebek hareketi azalır, kasılmalar 5dk veya 10 dk' da bir gelirse ,vajinal kanamanız olursa hemen acile başvurun.Bebek hareketlerini anlamak için ;yemek yedikten sonra 1-2 saat içinde bebeğiniz 10 kere oynuyorsa (elinizi karnınıza koyup sayın)  keyfi yerinde demektir.Bebekle ilgili en riskli dönem bu süredir. Nadir gelişen negatif olayları aklınıza getirmeyip ,pozitif düşünmelisiniz.

Doğum için hastaneye götüreceğiniz çantanızı hazırlayın.Acil bir durum olduğunda hastaneye nasıl ulaşacağınızı planlayın.

Annelik serüveniniz başlamak üzere,çok seveceksiniz.!!!!

3 Kasım 2011 Perşembe

GEBELİKTE 2. ÜÇ AY

Gebelik 40 haftalık bir yolculuktur.Bu süre 3 aylık periyotlarla tanımlanır .Bu dönemlerin anne adayı açısından genelde en rahat olanı 2. üç aylık dönemdir.Yani 14-27. hafta arası olan süredir.

 Genelde mide bulantıları cok azalmış,halsizlik hissi yerini keyfe bırakmıştır. Daha önce ikili test yaptırıp sonucu negatif çıkanlar için bu dönemde Down sendromu için başka teste gerek yoktu.Ama ikili test yaptırmayanlar  veya doktoru tarafından yönlendirilen gebeler üçlü ve dörtlü test yaptırabilirler (16-18 hafta arasında).Bu dönemin en önemli tetkiki Doppler ultrasondur. Halk arasında renkli ultrason ,3 boyutlu ultrason da denir.Bu ultrason 20-24 hafta arasında yapılır;ve detaylı bir şekilde fetusun kalp,beyin,damar oluşumları incelenir.Tecrübeli ellerde yapılırsa bebekteki anomalilerin %70 oranında saptanmasını sağlar. 24-26 hafta arasında şeker yükleme testi yapılır.Doktorunuz sizin daha önceki kan şekerinize,aile öykünüze göre 1saatlik veya 2 saatlik veya yüksek değerler tespit edilirse; 3 saatlik yükleme testi isteyebilir.

Doktorunuzun önerileri ile multivitamin ve demir takviyesi alabilirsiniz.
 Bu dönemin en çok beklenen olayı bebeğin cinsiyeti ve hareketlerinin hissedilmesidir.Cinsiyet 16. haftadan sonra öğrenilebilir.Bebek hareketlerinin hissedilmesi, ilk defa gebe olan bayanlarda 18-21 hafta arasında olurken ,tecrübeli gebelerde daha erken 16. haftadan sonra olur.Bu dönemde gebeleri en çok rahatsız eden şikayetlerin başında bacak krampları gelir. Nedeni tam olarak bilinmemekle beraber,magnezyum ve kalsiyum tabletleri almak sizi rahatlatır.Bunlara sırt ve bel ağrıları da eklenebilir;ağırlık merkezinin değişmesiyle oluşan bu ağrılara dinlenmek ,çok uzun süre ayakta kalmamak ve düz ortopedik ayakabılar iyi gelir. Medikal malzeme satılan dükkanlardan rahatlıkla temin edilebilen gebelik korseleri ve kuşakları da takılabilir.

Mide yanmaları bazen bu haftalarda başlayabilir.Buna reflü (mide içeriğinin yemek borusuna geri gitmesi) denir.Rahimin büyüyüp mideye baskı yapması ve gebelik hormonlarının yemek borusu-mide arasındaki kapağı gevşetmesi reflü sebepleridir.Az az ,sık sık yemek yemek,acılı, yağlı, asitli gıdalardan uzak durmak,bunlar işe yaramazsa; ilaç takviyesi almak (doktora danışarak) uygun olur.

Cilt değişiklikleri de bu dönemde görülebilir.Özellikle yüzde,karında,göğüs uçlarında,göbekte renk koyuluğu olabilir. Genellikle geri dönüşümlüdür,doğum sonrası zamanla geçer.

2. üç ayın  sonunda bebeğinizin kilosu 900 gr civarındadır ve boyu da  ortalama 30 cm' dir; büyümeye devam edecek....
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...